Görme Engelliler Bisiklete Nasıl Biniyor?
Bu söyleşi, görme engellilerin bisiklete nasıl binebildiğini, tandem bisiklet deneyimini, eşitlik ve güven temelli yol arkadaşlığını, Eşpedal Derneği’nin çalışmalarını ve bu alandaki mücadelesini, dernek başkanı Burcu Yıldız’ın anlatımı üzerinden ele alıyor.
Burcu Yıldız, hem dernekteki yolculuğunu hem de kendi hayatını anlatırken, görme engelli bir bireyin aktif bir şekilde spor yapmasının ne anlama geldiğini ortaya koyuyor. Fizik eğitimi almış, Milli Eğitim’de şef olarak çalışan ve aynı zamanda tutkulu bir bisikletçi olan Yıldız, görme engellilerin bisiklet sürmesinin temel aracının tandem bisikletler olduğunu anlatıyor.
Tandem bisiklet nedir?
Tandem bisiklet, iki kişinin aynı bisiklet üzerinde birlikte pedal çevirdiği bir sistem olarak tanımlanıyor. Önde gören birey “pilot”, arkada görme engelli birey ise “kopilot” olarak yer alıyor. Bu düzenek, eşitlik fikrinin somut bir yansıması olarak ele alınıyor. Tek bir kadro üzerinde iki sele, iki gidon ve dört pedal bulunuyor; pedallar tek bir zincirle birbirine bağlı ve her iki kişi de eş zamanlı, eş güçle pedal çeviriyor. Bu yapı, kimsenin sadece “taşınan” ya da “pasif” bir konumda olmadığını, herkesin aktif sorumluluk aldığını gösteriyor.
Tandem bisiklet güvenli mi?
Söyleşi boyunca güvenlik meselesi özellikle vurgulanıyor. Tandem bisikletin risklerinin tekli bisikletten çok farklı olmadığı ifade ediliyor. Asıl belirleyici unsurun güven ve iletişim olduğu belirtiliyor. Pilot ve kopilot arasında kurulan iletişim, sürüşün en kritik noktası olarak tanımlanıyor. Pilot, yolun durumunu, rampaları, dönüşleri, frenlemeleri ve hız değişimlerini sürekli olarak sözlü biçimde aktarıyor. Kopilot ise sadece pedal çevirmekle kalmıyor; görme duyusu dışındaki tüm duyularını kullanarak bisikletin hareketine eşlik ediyor. En küçük sarsıntının ne anlama geldiğini bilerek buna göre bedenini ayarlıyor ve dengenin bozulmamasını sağlıyor. Bu karşılıklı sorumluluk hali, bisiklet üzerinde ortak bir mücadele ve yol arkadaşlığına dönüşüyor.
Pilot ve kopilot eşleşmesinde nelere dikkat ediliyor?
Güvenliği artırmak için uygulanan pratik önlemler de ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Pilot ve kopilot eşleşmelerinde kilo dengesi gözetiliyor; büyük ağırlık farklarının kalkış, duruş ve sürüş sırasında ciddi sorunlara yol açabileceği belirtiliyor. Kask, reflektörlü yelek ve uygun bisiklet kıyafetleri olmadan turlara kesinlikle izin verilmiyor. İlk kez katılanlar için yedek ekipmanlar sağlanıyor. Ayrıca, daha önce denenmemiş rotalara çıkılmıyor; mutlaka bilinen, test edilmiş ve güvenli rotalar tercih ediliyor. Tüm bu önlemler, tandem bisikletin kontrollü ve güvenli bir deneyim olmasını sağlıyor.
Pilot olmak isteyen engelsiz bireyler ne yapmalı?
Pilot olmak isteyen engelsiz bireylerin süreci de detaylandırılıyor. Derneğe başvuran pilot adaylarına önce yazılı ve teorik bilgiler sunuluyor, ardından pratik eğitimler yapılıyor. Eğitimler bazen birebir, bazen de toplu tanışma ve tandem etkinlikleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu süreci tamamlayan herkes pilotluk yapabiliyor. Ancak başlangıçta birçok kişinin “başkasının sorumluluğunu alamam” gibi bir önyargıyla yaklaştığı ifade ediliyor. Bu önyargıyı aşabilenlerin, sürece dahil olduğu ve asıl dönüşümü bisiklet üzerinde yaşadığı anlatılıyor. Birlikte pedal çevirmek, yol boyunca sohbet etmek, komut vermeyi ve dinlemeyi öğrenmek, kısa sürede derin bir güven ilişkisi yaratıyor. Birlikte yapılan tek bir sürüşün, normal hayatta aylarca sürebilecek bir tanışıklık sürecine denk bir yakınlık yarattığı vurgulanıyor. Çünkü burada insanlar birbirlerine yalnızca zamanlarını değil, canlarını da emanet ediyor.
Yollar tandem bisiklet için erişilebilir mi?
Söyleşinin önemli başlıklarından biri de kentlerin ve yolların erişilebilirliği oluyor. Tandem bisikletler özelinde konuşulsa da, aslında sorunların tüm bisikletlileri ve hatta yayaları kapsadığı ifade ediliyor. Bisiklet yollarının parçalı olması, aniden bitmesi, araçlar tarafından işgal edilmesi ve dar yapıları nedeniyle daha tehlikeli hale gelmesi eleştiriliyor. Paylaşımlı yolların pratikte bisiklet kullanımına uygun olmadığı, özellikle yeni başlayan bisikletçilerin bu nedenle trafikten çekildiği anlatılıyor. Bu durumun, bisiklet kültürünün ve sporunun gelişmesini engellediği belirtiliyor. Buna rağmen, bisikletlilerin yolda daha görünür olmasının ve bu sorunları sürekli dile getirmesinin değişim için önemli olduğu vurgulanıyor.
Neden Eşpedal?
Derneğin isminin neden “Eşpedal” olduğu da bu bağlamda anlam kazanıyor. İsim, eşitlik fikrinin bir simgesi olarak açıklanıyor. Gören ve görmeyen bireylerin bisiklet üzerinde eşit olduğu, pedala eşit güç ve eşit çabayla basıldığı ifade ediliyor. Engelliliğin bir eksiklik ya da fazlalık değil, yalnızca bir farklılık olduğu vurgulanıyor. Her insanın farklı olduğu ve kimsenin kimseden üstün ya da eksik olmadığı fikri, derneğin temel yaklaşımı olarak aktarılıyor. Önyargılı yaklaşımların, birebir temas ve ortak deneyim yoluyla dönüştürülmesi, derneğin en önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.
Eşpedal Derneği neden kuruldu?
Derneğin kuruluş hikâyesi de bu ihtiyaçlardan doğuyor. Kentlerin erişilebilir olmaması, görme engellilerin spor yapma ve sosyalleşme olanaklarının sınırlı olması, birkaç kişinin “neden biz de bisiklet sürmeyelim” sorusuyla bir araya gelmesine yol açıyor. Başlangıçta küçük bir arkadaş grubunun bireysel sürüşleriyle başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük bir amaca hizmet ettiği fark edilince örgütlü bir yapıya dönüşüyor. Böylece Eşpedal Derneği ortaya çıkıyor ve bireysel bir deneyim, kolektif bir harekete evriliyor.
Eşpedal Derneği’nin faaliyetleri
Söyleşide derneğin faaliyetleri oldukça geniş bir yelpazede aktarılıyor. Yıl boyunca devam eden düzenli sürüşlerin yanı sıra, beyaz baston haftası, 8 Mart, çevre günleri, bisiklet günleri ve milli bayramlar gibi özel tarihlerde farkındalık turları düzenleniyor. İzmir merkezli olan derneğin, Türkiye genelinde 12 temsilciliği bulunuyor ve bu temsilciliklerin her birinde haftalık sürüşler yapılıyor. Yaz aylarında farklı şehirlerde kamp ve turlar düzenleniyor; Sapanca, Trakya ve Ordu gibi farklı bölgelerde hem doğayı hem de tarihi keşfetmeye yönelik çok günlük etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bunun yanında çalıştaylar yapılıyor ve sporun profesyonel boyutuna yönelik çalışmalar da yürütülüyor.
Paralimpik branşta tandem bisiklet yarışlarına nasıl katılım sağlanır?
Özellikle paralimpik branşta tandem bisikletin yer alması için verilen mücadele, söyleşinin en önemli noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Yıllar boyunca Grand Fondo yarışlarına katılarak tandem bisikletin bir yarış aracı olduğunu göstermek, bu branşın görünürlüğünü artırmak için yapılan başlıca çalışmalardan biri olarak anlatılıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ve federasyon nezdinde yapılan görüşmelerin ardından, 2025 yılında tandem bisikletin resmi olarak bisiklet federasyonu çatısı altına alınması, dernek açısından büyük bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Bu noktada hedefin sadece branşın açılması değil, sürdürülebilir olması ve bu alanda sporcular yetiştirilmesi olduğu vurgulanıyor.
Bisiklet kullanmayı bilmeyen görme engelliler neler yapmalı?
Bisiklet deneyimi olmayan görme engellilerin sürece nasıl dahil olduğu da ayrıntılı biçimde açıklanıyor. Hiç bisiklet sürmemiş olanlar için güvenli ve kapalı alanlarda eğitimler veriliyor. Bisikletin tüm parçaları dokunarak tanıtılıyor, ekipmanların ne işe yaradığı anlatılıyor ve pratik sürüşlerle deneyim kazandırılıyor. Bugüne kadar bisiklet sürmeyi öğrenemeyen kimsenin olmadığı, tandem bisikletin denge ve güven unsurları sayesinde süreci kolaylaştırdığı ifade ediliyor. Deneyimli bir pilotla birlikte sürüş yapan görme engelli bireyin, zamanla bisikletin akışına uyum sağladığı ve bu deneyimin son derece keyifli olduğu dile getiriliyor.
Programın sonunda, derneğe katılmak isteyenler için iletişim yolları paylaşılıyor. Eşpedal’ın internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden temsilciliklere ulaşılabileceği, gönüllü olmak isteyenlerin teorik ve pratik eğitimlerden sonra sürece dahil olabildiği anlatılıyor. Üye olmanın zorunlu olmadığı, gönüllülük esasına dayalı bir birlikteliğin benimsendiği özellikle belirtiliyor. Son mesaj olarak ise, görme engellilerin ve tüm engel gruplarının spor yapma, sosyalleşme ve açık alanda hareket etme hakkına sahip olduğu vurgulanıyor. Tandem bisikletin, bu hakkın mümkün ve ulaşılabilir olduğunun güçlü bir kanıtı olduğu ifade edilerek, herkese birlikte pedal çevirme çağrısı yapılıyor.
