Engellilerin gündemi (59. bölüm)
Engellilerin Gündemi programının 59. bölümünde, 15 – 28 Kasım tarihlerinde basında ve sivil toplumda engellilik alanına dair tartışılan konu başlıkları ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Danıştay’dan ÖTV muafiyeti ile engelli aracı alma süresi için kritik karar
Danıştay 7. Dairesinin ÖTV istisnasıyla alınan engelli araçlarının yenisinin 5 yerine 10 yıl sonra alınabileceğine ilişkin düzenlemenin geriye yürütülmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmettiği aktarılıyor. Buna göre, engelli bireylerin önceki mevzuata güvenerek 5 yılı doldurunca araçlarını satmalarının hukuken korunması gerektiği, bu kişilerin geriye dönük olarak 10 yıl kuralına tabi tutulmalarının telafisi güç mağduriyet yaratacağı belirtiliyor. Dava konusu olayda bir vatandaşın Eylül ayında aracını satıp yenisini almak için araştırmalara başlamışken kanun değişikliği nedeniyle hem aracını kaybettiği hem de yenisini alamadığı için 5 yıl boyunca araçsız bırakılabileceği anlatılıyor. Yürütmeyi durdurma kararının henüz kesinleşmediği, Hazine ve Maliye Bakanlığının itiraz sürecinin bulunduğu, Resmî Gazete’de yayımlanması gerektiği ve ancak yayımlandığında mağduriyet yaşayanların vergi daireleri üzerinden haklarını arayabilecekleri vurgulanıyor. Itiraz ve olası yeni yargı kararıyla sürecin tekrar değişebileceği uyarısı yapılarak izleyicilerin gelişmeleri takip etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Elazığ’da engelli aracını kullanamayan vatandaşın mağduriyeti
Bingöl’de yaşayan bir vatandaşın babasının engelli raporuyla Elazığ’dan aldığı sıfır aracın 20 gün içinde motor arızası verdiği, aracın Haziran sonunda servise çekildiği ve kartel açılarak inceleneceğinin söylendiği, ancak vatandaşın talep ettiği araç değişiminin firma tarafından kabul edilmediği anlatılıyor. Aracın yaklaşık 5 aydır serviste beklediği, hiçbir çözüm sunulmadığı iddiası aktarılıyor. Vatandaşın babasının sağlık problemi nedeniyle araca ihtiyaç duyduğu ve mağduriyetin bu nedenle daha da ağırlaştığı ifade ediliyor. Bu olay üzerinden nereden araç alındığının, servisin ve firmanın güvenilirliğinin önemine dikkat çekiliyor. Küçük ölçekli şehirlerde bu tip sorunların daha sık yaşanabileceği, vatandaşın hukuki veya idari yollarla hakkını arayabileceği, sürecin muhtemelen yargıya taşınabileceği değerlendiriliyor.
Trafik sigortasında engelli bireylere getirilecek indirim
SEDDK tarafından duyurulan düzenlemeyle Ulusal Engellilik Veri Sistemine kayıtlı engelli bireylerin 1 Şubat 2026’dan itibaren üzerlerine kayıtlı araçlar için trafik sigortasında mevcut indirime ek olarak yüzde 20’ye varan ilave indirimden yararlanabileceği açıklanıyor. İndirimin bireyin T.C. kimlik numarası üzerinden otomatik tanımlanacağı ve poliçenin ön yüzünde görülebileceği belirtiliyor. Uygulamanın “yüzde 20’ye varan” ifadesi nedeniyle herkes için aynı olmayabileceği, detayların uygulama başladıktan sonra daha net anlaşılacağı belirtiliyor. Ulusal Engellilik Veri Sistemi kaydının genellikle engelli kimlik kartı, engelli sağlık raporu veya belediyelerden alınan hizmetler sayesinde zaten otomatik oluştuğu, kayıtlı olmayanlara kayıt olma yönünde geri bildirim verilebileceği aktarılıyor.
İşitme Engelliler Yaz Olimpiyatları’nda 26 madalya
İşitme Engelliler Yaz Olimpiyatları’nın sonuçları geniş biçimde değerlendiriliyor. Tokyo’da düzenlenen organizasyonda Türkiye’nin 186 sporcu ile katılım sağladığı ve toplam 26 madalya ile döndüğü aktarılıyor. Atletizmde Yasin Süzen’in altın, erkek bayrak takımının bronz madalya aldığı, futbol erkek milli takımının altın madalya kazanarak şampiyon olduğu bilgisi veriliyor. Futbolun basında diğer spor dallarının önüne geçtiği gözlemi yapılırken, programda tüm sporcuların eşit değerle ele alındığı vurgulanıyor. Karate, güreş, judo, tekvando ve voleybolda alınan gümüş ve bronz madalyalar detay sınırlaması yapılmadan tek tek aktarılıyor. Türkiye’nin engelli sporlarında yüksek potansiyel gösterdiği, daha fazla bütçe, liyakat ve doğru antrenörlük politikalarıyla tüm branşlarda başarıların artabileceği ifade ediliyor. Diğer engelli spor organizasyonlarında da benzer başarıların görüldüğü, sporcu sayısının ve başarı oranının artırılmasının hem mümkün hem de önemli olduğu belirtiliyor.
Belediyelerde engelli hizmetleri standart olmalı
Engelli ailelerinin, il ve ilçe belediyeleri arasında erişilebilirlik, bakım, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetlerinde ciddi uçurumlar bulunduğunu açıkladığı aktarılıyor. Bazı belediyelerin oldukça iyi uygulamalar sunarken bazılarının en temel ihtiyaçları bile karşılamadığı ifade ediliyor. Serebral Palsili Çocuklar Derneği İstanbul Temsilcisinin özel eğitim okullarından mezun olan gençlerin mezuniyet sonrası sosyal hayata katılabilecekleri merkezlerin eksikliğine dair açıklamaları özetleniyor. Bu noktada ülkede engellilere yönelik kamu hizmetlerinin standardize edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Belediyeler arasındaki koordinasyon eksikliği, farklı yönetim anlayışları, personel bakış açısı, bütçe farklılıkları ve vizyon eksikliği bu farkların temel sebebi olarak değerlendiriliyor. Belediyeler Birliği gibi yapıların iyi uygulamaların paylaşılması, ortak çözümler üretilmesi ve belediyelerin kendi aralarında destekleşebilmesi için önemli aktörler olduğu belirtiliyor. Bazı belediyelerin vizyon belgeleri ve eylem planları yayımladığı, zaman zaman olumlu örneklerin paylaşıldığı hatırlatılıyor. Vatandaşların da bulundukları ilçelerde diğer belediyelerdeki iyi uygulamaları talep etme, örnek gösterme gibi yollarla sürece katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Engelli vatandaş dolandırıldı
Sivas’ta işitme engelli ve bipolar bozukluğu olan bir memurun, 0800’lü bir numaradan gelen faizsiz kredi vaadine inanarak engelli araç almak için bankadan 500 bin TL kredi kullandığı ve dolandırıcıların yönlendirmesiyle toplam 629 bin 585 TL’yi bir IBAN’a gönderdiği anlatılıyor. Dolandırıcıların kredi kartı bilgilerini istemesiyle şüphelenen vatandaşın bu bilgileri vermeyerek telefonun kapanmasının ardından savcılığa başvurduğu aktarılıyor. Bu olay üzerinden 0800’lü numaraların sıkça dolandırıcılık amaçlı kullanılabildiği, insanların boşluk anlarını ve hızla işlem yapmak istemelerini hedefleyen manipülasyonların yaygın olduğu vurgulanıyor. Engelli bireylerin çeşitli haklara erişimlerinin mali avantajlar içerdiği için dolandırıcılar tarafından daha kolay hedef alınabileceği uyarısı yapılıyor. Vatandaşların acele ettiren, baskı yapan, kısa sürede karar vermelerini isteyen kişilerden uzak durmaları, etraflarındaki güvenilir insanlara danışmaları, güçlü bir tonla ifade ediliyor.
