|

TRT’de Bir Görme Engelli Müzisyenin Yarışma ve Sınav Deneyimi

 

Bu söyleşide görme engelli müzisyen Burçin Genç’in hem müzikle kurduğu kişisel yolculuğu hem de TRT’de yaşadığı yarışma ve sınav deneyimleri ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

 

Burçin Genç hakkında

1994 İstanbul doğumlu olan Burçin Genç, ilkokul eğitimine Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim Okulu’nda başlıyor, ardından kaynaştırma eğitimi kapsamında ortaokul ve liseyi gören öğrencilerle birlikte tamamlıyor. 2012 yılında Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanıyor ve ailesiyle birlikte Ankara’ya taşınıyor. 2016 yılında mezun oluyor. Üniversite yıllarında, 2014’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Elektrik Üretim AŞ’de memur olarak çalışmaya başlıyor ve hâlen kamu görevini sürdürüyor. Müzik ise onun için mesleki bir kariyerden çok, hayatının ayrılmaz bir parçası olarak devam ediyor.

 

Burçin’in müzikle ilişkisi ilkokul yıllarına dayanıyor

Türk halk müziğiyle tanışması çocukluk yıllarına dayanıyor. Halk müziğinin dinlendiği, söylendiği bir ev ortamında büyüyor. Bağlama kursuna başlama süreci ise büyük bir profesyonel hedefle değil, “bir meşgale olsun” düşüncesiyle gerçekleşiyor. Özel bir kursta, sınıftaki tek görme engelli öğrenci olarak eğitime başlıyor. Kurs sahibinin başlangıçtaki tereddütleri, babasının destekleyici yaklaşımıyla aşılmış oluyor. Süreç ilerledikçe hem bağlama çalma hem de türkü söyleme konusunda dikkat çeken bir gelişim gösteriyor. Yerel konserlere katılıyor, kültür merkezlerinde sahne alıyor, yerel basında haberlere konu oluyor. Okul korolarında aktif rol üstleniyor ve müzik, hayatının istikrarlı bir alanı haline geliyor.

 

Burçin’in hedefi bir single çıkarmak

Profesyonel anlamda sürekli gelir elde ettiği bir müzisyenlik kariyeri bulunmuyor. Zaman zaman müzikten kazanç sağlasa da özellikle çocuk sahibi olduktan sonra müziği daha çok amatör düzeyde sürdürüyor. Ankara’da “Yurdun Türküleri Türk Halk Müziği Topluluğu” adlı bir koroda çalışmalarına devam ediyor. İlerisi için hedeflerinden biri, tek bir türküden oluşan bir single hazırlayarak dijital platformlarda ve radyolarda paylaşmak.

 

Burçin, TRT’de Sıra Sende Türkiye yarışmasına katılıyor

Burçin Genç, 2015–2016 döneminde TRT’de yayınlanan “Sıra Sende Türkiye” yarışmasına katılıyor. Program; Türkiye ve Avrupa kategorileri ile Türk halk müziği ve sanat müziği olmak üzere dört ayrı bölümden oluşuyor. SMS ya da halk oylaması bulunmuyor; jüri değerlendirmesi esas alınıyor. Yaklaşık 4–5 bin kişinin katıldığı ön elemeden geçerek ilk 10’a kalıyor ve yarışmadaki tek görme engelli yarışmacı oluyor.

 

Burçin yarışmada neler yaşadı?

Yarışma süreci yaklaşık 2,5 ay sürüyor. İstanbul’da bir otelde yoğun tempolu bir çalışma dönemi yaşanıyor. Koçlarla ve müzisyenlerle hazırlık yapılıyor. İlk haftalarda Burçin Genç dikkat çekici bir performans sergiliyor; üst üste dört hafta birincilik elde ediyor. Ancak beşinci haftadan sonra sıralamada gerilemeye başlıyor ve yarışmayı derecesiz tamamlıyor. Kendisi bu dramatik değişimi yalnızca sanatsal performansla açıklamanın zor olduğunu söylüyor. Özellikle kendisine gelen türkülerin daha az bilinen eserler olması, bazı haftalarda tematik ve gündemle örtüşen türkülerin belirli yarışmacılara verilmesi gibi unsurların planlı olabileceğini düşünüyor. Bunun kanıtlanabilir bir iddia olmadığını da özellikle vurguluyor; ancak dört hafta üst üste birinci olup ardından sürekli alt sıralara düşmenin hayatın olağan akışı içinde zor açıklanır olduğunu dile getiriyor.

Yarışma sırasında körlüğü doğrudan ön plana çıkarılmıyor. Program formatı sohbet ve dramatizasyon üzerine kurulu değil; yarışmacılar türkü söylüyor ve sahneden ayrılıyor. Buna rağmen Burçin, bir noktadan sonra jüri tarafından “diğer yarışmacıların da ambiyansı yaşaması gerektiği” gibi ifadelerle karşılaştığını belirtiyor. Bu yaklaşımın, yarışmanın rekabetçi doğasıyla çeliştiğini düşünüyor.

Yarışma sürecinin somut kazanımlarından biri, TRT’de 8 ay süren bir radyo programı yapma fırsatı oluyor. Bu deneyim, onun için önemli bir görünürlük ve özgüven alanı sağlıyor. Ancak yarışmanın kendisinin müzikal anlamda derin bir teorik katkı sunmadığını; daha çok sosyal çevre, deneyim ve sahne pratiği kazandırdığını ifade ediyor.

 

Burçin TRT sınavlarına katılıyor

Yarışma sonrasında TRT sanatçılığı için açılan sınavlara da katılıyor. Bu sınav sürecinde hem kendisi hem de diğer görme engelli adayların başarılı olamadığını söylüyor. Sınav ortamının kalabalık ve hızlı ilerleyen bir yapıda olduğunu, performans için çok kısa süre verildiğini anlatıyor. Gören adaylara nota okuma gibi sorular yöneltilirken, görme engelli adaylara kabartma nota bilgisi üzerinden farklı bir yaklaşım sergilendiğini belirtiyor. TRT’de o dönemde hiçbir görme engelli adayın sanatçı kadrosuna alınmamış olması, onda ve diğer adaylarda kurumsal önyargı ihtimali üzerine soru işaretleri oluşturuyor.

 

TRT’de görme engellilere karşı olumsuz bir tutum var mı?

Burçin Genç, bunun tek bir kişisel başarısızlık olarak açıklanamayacağını vurguluyor. Sınava giren çok sayıda engelli aday arasından en az bir kişinin bile seçilmemesini düşündürücü buluyor. Ayrıca sahne sanatlarında görselliğin ön planda olmasının, televizyon odaklı yapının ve “sağlamcı” bakış açısının da etkili olabileceğini dile getiriyor. Radyoda daha fazla yer bulabilmelerini, görsellik baskısının az olmasıyla ilişkilendiriyor. TRT’nin konser organizasyonları, temsil sorumluluğu ve refakatçi ihtiyacı gibi unsurları da kurum açısından bir yük olarak görülmüş olabileceğini ifade ediyor.

Paylaş: